Bu makale Turcomania’nın gizemli kayıp tarihini araştırma suretiyle Azerbaycan Türkmanları(Azerbaycan Türkleri)nın tarihini hatırlatmak amacını gütmek doğrultusunda ele alınmıştır. Makalede Azerbaycan Türkmanları uygarlık havzasının tarihten kaybolmasının nedenlerine de değinilmiştir
.jpg)
.
Bir çok tarihçinin de dediği gibi Oğuz Türkleri milattan sonra birinci binyıllığın son asırlarında Ortaasyadan başta Azerbaycan bölgesi olmak üzere batı topraklarına doğru büyük kitlesel göçlerine başlamış Anadoluya kadar ilerlemişlerdir işte bu dönemden itibaren Oğuz Türkleri uygarlığı bölgede yayılıb genişlemiştir.(1)

Tabii ki de Türklerin Azerbaycan ve Anadoluda bulunduklarını çok eski dönemlere addeden tarihçilerin de sayısı az olmamıştır. Ayrıca bazı tarih teorilerine göre Türklerin Kafkaslar ve Azerbaycanda buldukları milattan önceki bin yıllara kadar uzanıyor ve iddialara göre Türkler bölgenin en eski halkıdırlar. Bunun birlikte bazı teorilere göre ise Türkler Sümer uygarlığının devamıdırlar ki bu teoriler genellikle dil benzerliklerine dayanıyor
.Fakat Türkçe dışında bölgenin konuşanları sayısı bakımından en büyük dilleri olan Arapça ve Farsça(Tacikçe) dillerinin İslamiyetten sonra Ortadoğuda yaygınlaşmaya başladığı konusunda kimsenin şüphesi yoktur(2) Bu tarihten önce günümüzdeki İran coğrafyasında yine de günümüzde ‘İranik diller’ olarak adlandırdığımız ‘Hint-Avrupa’ dil grubuna ait diller konuşulmaktaydı bunun yanısıra Mezopotamya uygarlıklarının kalıntıları olan ve Hint-Avrupa dil ailesine dahil edilemeyen diller , ilaveten Akadca , Süryanice, Aramice ve Keldanice gibi Semitik diller de yaygın olarak konuşulmaktaydı ve Antik çağların dilleri olarak anılırlar. Ermenice ise Kafkas dil grubuna ait değil ve İslamiyyetten az önce bölgede yaygınlaşmaya başlamış bir Hint-Avrupalı dildir.(3) Bu nedenle tıpkı Gürcüce gibi Kafkas dil grubuna ait diller Semitik dillerle birlikte Ortadoğu ve Kafkasların en eski dilleri sayılmaktalar ve şüphesiz günümüzde Farsça olarak bilinen dil İran ve Anadolu coğrafyasına Türkçenin girişinden ve konuşulmaya başladığından çok daha sonralar bölgeye getirilmiştir
.Bu yazıda Anadolu ve Azerbaycan Türklerinin Antik çağ tarihi ve konuyla ilgili terorilerden bahsedilmemekle birlikte islamiyetten sonra Selçuklu imparatorluğu kuruluşuyla bölgedeki siyasi iktidarı bin yıl boyunca kesintisiz olarak ele geçiren ve bölgenin kaderini yazan Oğuz Türkleri(Türkmanlar) ve onların yerleşim bölgeleri hakkında bilgi verilmektedir.jpg)
Tarihi kaynaklara göre Oğuz Türkleri büyük kitleler halinde önce Azerbaycan daha sonra ise Anadoluya yerleşmişlerdir. Bölgede yerleşim gösteren Oğuz Türklerinin nüfusunun büyüklüğünü ıspatlamak adına belki de 11.yüzyılın kaynaklarına göre sırf Oğuzların 23.boyu olan Yıvaların Hoy(Khoy) ve Urmu(Urmiye-Urmia) civarlarındaki asker sayısının 10 bin kişi olarak kaydedildiğini söylemek yeterli olacaktır.(5)
Şimdi bununla birlikte Suriye , Anadolu ve Hemedan civarlarındaki Yıvaların sayısının çok daha fazla olduğu bilgisiyle birlikte onların sivil insanları , kadınlar , çocuklar ve ailelerinin sayısını da mevcut rakamlara eklersek sadece Hoy ve Urmu civarlarındaki Yıvaların nüfusunun yüzbinleri bulduğunu düşünebiliriz. bu nedenle Oğuzların bölgeye göçüp yerleşmelerini milattan sonra ilk bin yıllıkta uzun bir zaman dilimi içerisinde ve milyonluk nüfusu olan kitleler varsayımında bulunmak daha isabetli olacaktır. Öte yandan Anadolu ve Azerbaycan bölgelerinin adı geçe dönemlerden hemen önce tümüyle gayri Türk olduğunu düşünecek olursak dahi yerli ahaliden çok daha fazla bir göçmen kitlesiyle karşıkarşıya kalıp yeni gelen misafirlerinin kültür ve uygarlığında tümüyle eriyip asimilasyona uğrayarak tarih sayfasından silinmişlerdir.Zira adı geçen bölgelerde kaydettiğimiz devir içerisinde bu göçebe nüfusa göre çok ta büyük yerleşim bölgeleri ve kentleri mevcut değilmiş bu konuyu daha iyi kavrayabilmek için göçebe Türkmanların nüfusunu kendi döneminde dünyanın en iyi kentleşmiş ve en büyük yaşam alanı sayılan Akdeniz kıyılarındaki kalabalık Helenik kültüre mensup şehirlerin nüfuslarıyla karşılaştırmak doğru olacaktır.(6)
Fakat günümüzde Azerbaycan ve Anadoludaki Türk yerleşim bölgelerinin arasındaki etnik kesintiyi nasıl açıklayabiliriz?
.jpg)
Bu soruyu yanıtlayabilmek adına Azerbaycandan sonra ve onun batı komşuluğunda bulunup tarihten silinmeye yüz tutmuş Türkman ülkesini araştırmamız gerekmektedir.
.png)
Büyük tarihçi Alexandr Adam Tatarlar ve ya İskitlerin bölgeye girişinden sonra ilk olarak M.S 844 yılında doğu Anadolu bölgesindeki toprakların ‘Turcomania-Turcomanie’ olarak geçtiği inancını taşımaktadır.(7)Fakat bu ülkenin sınırları ve Arazi genişliği tarihin farklı dönemlerinde ciddi bir tartışma konusu olabilmektedir. Turcomania bölgesinin merkezi Erzurum , Van , Diyarbakır ve bunların batı bölgeleri olmakla birlikte yüzyıllar boyunca tarihi haritalarda farklı genişlikte gösterilmiştir ve değişken sınırlara sahipmiş. Öyle ki ünlü seyyah Marco Polo bu ülkenin batı sınırlarının Kayseri ve Sıvasa kadar uzandığını kaydetmiştir.(8)Batı kaynaklarında bu ülkenin sınırları genellikle Irak-ı Arap , Suriye , Sivas , Azerbaycan ve Karadeniz yahut Gürcüstan(Ermenistan)la çevrilidir ki bu bölge Karakoyunlu Devletinin sınırlarıyla örtüşebilmektedir(9). Şüphesiz Karakoyunlu devleti de Türkman yerleşim bölgeleri üzerine kurulmuş bir yerel devletti.
.png)
Fakat belli olan şu ki o tarihten itibaren(M.S 844) tüm haritalarda özellikle de Avrupalıların haritalarında Turcomania ülkesinin adı ve sınırları hakkında bilgi verilmektedir. Özellikle de Avrupa kaynaklarında son asırlara kadar adı geçen bölgenin demografisini müslüman Türkmanlar ve Ermenilerle Yunanların karışımı oluşturduğu ve Kürtler gibi İranik dilli her hangi bir halktan bahsedilmediği de dikkate şayandır.(10)
Öte yandan aynı bölge için İbranicede ‘Tugarmah'(11) , Ermenicede ‘Turgum’ ve Gürcücede ‘Targamos’ adı antik çağlarda ve dini metinlerde hatta milattan önce bile defalarca geçmektedir.
.jpg)
Antik çağlara ait İbranice kaynaklara göre Tugarmah Nûh’un oğlu Yafes’in büyük oğludur ve Rifat ile Aşkinaz’ın da kardeşleridir(12). Şimdi bu isimle (Turgum) , Türk sözcüğünü arasındaki benzerliği düşünerek Aşkinazî yahudilerin Hazar Türkleri soyundan geldiği(13) bilgisini yanyana koyarsak ayrıca eski dini metinlere dayanarak Türklerin Yafes(Nûhun oğlu) soyundan geldiği(14) ve Turcomania komşuluğundaki Azerbaycan topraklarının en azından halife Muaviye(M.S 7.yüzyıl) döneminden bir Türk yerleşim bölgesi olduğu(15) bilgilerinin ışığında ve bununla birlikte doğu Anadolu bölgesinin adı M.S 844 yılından itibaren Turcomania olarak geçtiği gerçekleriyle şu sonuca varabiliriz ki Milattan önce dahi o topraklar (Azerbaycan ve Turcomania) Türk toprakları ve Türk(Türkman) yerleşim bölgeleriymişler.
Fakat bu Türk ülkesi ,Turcomania’nın ‘gizemli Kaybı’nın nasıl gerçekleştiğini kavrayabilmek için M.S 16.yüzyıla geri dönmeli ve Safevi-Osmanlı imparatorluklarının ideolojik savaşları hakkında kısaca fikir yürütmeliyiz.
.jpg)
Adı geçen dönemde Alevilik inancının Osmanlı imparatorluğunda körüklediği hışım , hoşgörüsüzlük ve düşmanlık nedeniyle bu Sünni devlet Türkmanları özellikle de Turcomania merkezi(Diyarbakır)da katledilmesine yol açmıştır(16 ve 17). Osmanlı devleti Iraktaki Sünni Kürt aşiretleriyle anlaşmaya varıp bu kabileleri Alevi Türkmanlarla başa çıkmak için günümüzdeki Türkiyenin Güneydoğusuna göç ettirmiştir. Bu tarihten itibaret Safevi-Osmanlı çatışmaları Sünni mezhepli Kürt aşiretleri arasında Alevi Türkmanlara karşı büyük öfke ve nefret yaratmış Alevi Türkmanların soykırıma uğratılması ve bölgeden kaçmalarına yol açmıştır Öyle ki tarihi değerlendirmelere göre sadece Sultan Selim döneminde ve sadece Diyarbakırda yüzbini aşkın Alevi Türkmanın soykırıma uğradığı iddia edilmektedir. (18)ve bununla birlikte bir çok Alevi Türkman da büyük kitleler halinde Azerbaycana göç etmiş ve bu göçler o kadar kalabalık kitlelerle gerçekleşmişti ki İranın orta ve güneyinde yerleşen Safevilerin üçüncü başkenti İsfahan şehrinde seyyahlara göre Farsça duymak çok zordu ve kentte genel olarak Türkçe konuşuluyormuş. Hata günümüzde İranın tam güneyi ve Basra körfezi kıyılarına kadar uzanan bölgede bile bu Alevi Türkmanların Anadoludan gelen göç dalgalarının kalıntısı olarak 3 milyon civarında Kaşkay Türkü yaşamaktadır.
.jpg)
Anadoludan gerçekleşen bu göç nedeniyle günümüzde Suriye ,Irak ve Anadoludaki eski Alevi Türkmanlar daha sonralar bölgedeki Sünni Kürt Aşiretlerinin etkisinde kalarak Sünnileşmiş ve bu nedenle bölgedeki Türkman yerleşim alanları arasında toprak birliği yoktur ve dağınak şekilde yaşamaktadırlar.
.png)
Aynı nedenlerden dolayı Alevi Türkmanların Türkiyede de dağınak olarak yaşadığı düşünülebilir.
.png)
Üstelik bu Türkmanlardan çoğu da Osmanlının yaptığı katliamlardan korkarak Kürtler arasında saklanıp asimilasyona uğramak suretiyle kimlik olarak tarihten silinmişlerdir ve muhtemelen bu nedenden dolayı Türkiye Kürtleri anonim hafızalarında Horasandan geldiklerini sanarlar zira bu sanı Türkman tarihi belleğe ait bir gerçektir. Bu nedenle de Kürt kelimesine değindiğimiz dönemden itibaren giderek etnik bir anlam yüklenmiştir(19)
.png)
Bu yazının sonunda kullandığım kaynaklar ve Turcomania Ülkesi hakkında varolan tarihi haritalar da sunulumaktadır.
Fakat bir daha vurgulamak isterim ki Türkmanlar ve Azerbaycan Türkleri aynı halklar ve aynı dil ve lehçeyi konuşmaktaydılar ve eğer onlar tarih sayfasından silinmiş olmasalardı şüphesiz çağımızda ya biz Azerbaycan Türkleri kendimizi ‘Türkman’ olarak adlandırıyor olacaktır ya da onlar kendilerini Azerbaycan Türkleri olarak sunacaklardı. Bu nedenle altını çizerek vurgulamak isterim ki Turcomania hakkında konuştuğumuz zaman başka bir Türk halkı veyahut başka bir Türk lehçesininden bahsetmiyoruz ve ‘Turcomania’ bizim tarihimizin ve Anadolu-Azerbaycan Türklüğünün arasındaki ‘kayıp zincir halkasıdır’!

.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
15 Mart 2014




Oktyabr 13th, 2015
admin
Posted in
Tags: 